Yetişkin bireyin, ömrü boyunca böbrek taşı oluşturma riski % 20’dir. İlk kez böbrek düşürmüş birinin hayatının belli bir döneminde tekrar taş oluşturma riski % 50’dir. Ülkemizde yaklaşık 10 milyon civarında taş hastası vardır ve bu rakama her yıl yenileri eklenmektedir. İhmal edilen bu sorun nedeni ile binlerce taş hastası, böbrek fonksiyonlarını yitirmekte ve diyalize mahkum olmaktadır. 

 

Böbrek Taşı Nedir?

Böbreklerde atılan idrar içinde taş oluşumuna sebep olan, yüksek yoğunluklu minerallerin oluşturduğu kristallerin birbirine yapışıp büyümesi ile oluşur.

Normal şartlarda, atılan idrar içinde kristalleşmeye engel olan önleyici maddeler olmasına rağmen; bu maddeler, taş oluşmasına sebep olan minerallerin aşırı yoğun olması nedeni ile yetersiz kalabilmektedir. Bu durumda taş oluşum mekanizması hızlı bir şekilde harekete geçer.

Bunun dışında; idrar PH’sında değişiklik, sık idrar yolu enfeksiyonu geçirmek, böbreğin doğuştan sorunları, idrar yolunu tıkayan sorunlar, böbrek içinde kalsifikasyonlar, idrar yolu içerisinde yabancı cisim kalması, idrar yolu tümörleri de taş oluşumunu yol açar.

 

​Kaç Çeşit Böbrek Taşı Vardır?

Böbrek taşları yapılarına göre inorganik ve organik taşlar olarak kabaca ikiye ayrılır. İnorganik taşların büyük çoğunluğu kalsiyum içeriklidir.

İnorganik taşlar

  • Kalsiyum oksalat
  • Kalsiyum fosfat
  • Kalsiyum oksalat-fosfat, karbonat ve magnezyum
  • amonyum fosfatın kombinasyonları

Organik taşlar

  • Magnezyum amonyum fosfat (struvite)
  • Ürik asit
  • Sistin
  • Ksantin

Böbrek taşlarının %80 gibi büyük çoğunluğunu, kalsiyum oksalat-kalsiyum fosfat gibi mikst tip oluşturmaktadır.

 

Taş Hastalığının Sebep olduğu Sorunlar

Böbrek taşı olan bir kimsede şiddetli ağrı olabildiği gibi hiç ağrı olmayabilir de. Ağrı seviyesi, böbrek taşının idrar akımını ne kadar engellediğine bağlıdır. Mide bulantısı, idrar yaparken yanma hissi, idrarda kan ve sürekli tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonu ve idrar yapmakta güçlük çekme sık görülen rahatsızlıklardır.

 

Böbrek Taşı Tedavisi ve Hastalığı Önleme

Ağrıyı hafifletme taş tedavisinde önceliktir. Ağrıyı kontrol altına aldıktan sonra herhangi bir tıkanıklık veya enfeksiyon yoksa taşı atımını kolaylaştırmak bazı ilaçlar, bol su içmek, fiziksel egzersizler, sıcak havuz banyoları yapmak gerekir.

​Taşın bulunduğu yerden doğal yollarla hareket edip düşme imkanı yoksa cerrahi yöntemlerle veya şok dalgaları ile kırılarak (ESWL) böbrek taşsız hale getirilebilir.

Hangi yöntemin tercih edilmesi gerektiğine hekim tarafından karar verilmelidir. Bazı taşlar sert yapıda olup ESWL’den fayda görmezler. Bazı durumlarda böbrekte şişlik ve basınç artışı olup (hidronefroz), fazla geciktirmeden cerrahi operasyon veya stent konulması işlemi gerektirir. Genelde çapı 5 mm’nin altında olan taşların kendiliğinden düşme ihtimali vardır.

 

Taş Hastalığının Hangi Durumunda Cerrahi Tedavi Gerekir?

  • İdrar yolunu tamamen tıkamış, böbrek basıncını artırmış (hidronefroz) durumlarında
  • Uzun süreli olarak, idrar yolun(üreter)da bulunan, atılamamış taşlarda
  • Böbrek fonksiyonları bozulmaya başlamış kişilerde
  • Taş kırma (ESWL) ile kırılamamış veya buna uygun olmayan kişilerde
  • Tek böbrekli kişilerde
  • Büyük taşı olan hastalarda

 

Böbrek Taşı Ameliyatı

Taşın yerleştiği organ ve lokasyonuna göre tedavi seçenekleri açık, PNL ve endoskopik cerrahi yöntemler uygulanmaktadır.

Artık günümüzde teknolojik gelişmelere bağlı olarak açık cerrahi operasyonlar yerine PNL ve endoskopik cerrahi işlemler yaygın halde uygulanmaktır.

Özellikle kıvrılabilir (flexible) üreterorenoskop cihazlarla tamamen kapalı ve endoskopik olarak böbrek içerisindeki taşların temizlenmesi mümkündür. Bu tedaviyle kimi zaman günübirlik olarak, aynı günde taburcu olma imkanı sunulmaktadır.

 

Böbrek Taşı Oluşumu Nasıl Önlenir?

Daha öncede bahsedildiği üzere böbrek taşı oluşmuş bir bünyenin tekrar taş oluşturma riski hayatı boyunca %50 gibi yüksek bir orandır. Bu kadar sık tekrarlayan taş hastalığında; oluşum riskini azaltmak için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır.

  • ​Öncelikle günde en az 2,5- 3 litre sıvı, en iyisi su alınmalı
  • Günde 2-2,5 litre idrar çıkarılmalı
  • Sebzeli, liften zengin beslenmek
  • Alkali, potasyumdan zengin diyet
  • Yeterli miktarda ev yapımı limonata tüketilmeli
  • Kırmızı et, yağlar, işlenmiş gıdalar, kahve, kolalı içecekler, siyah çaydan uzak durmak
  • Günlük kalsiyum içeriğini 1200 mg olarak sınırlandırmak
  • Tuz ve şeker oranlarını sınırlandırmak
  • Diyette oksalat oranını azaltmak
  • Obez olmamak, zayıf kalmak
  • Yeterli fiziksel aktivite içinde olmak
  • Stresi sınırlandırmak
  • Aşırı sıvı kaybına neden olan durumlardan kaçınmak gereklidir.