You are currently viewing Varikosel Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Varikosel Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Varikosel, testisleri besleyen toplardamarların genişlemesi ve normal kan dolaşımının bozulması sonucu ortaya çıkan bir damar hastalığıdır. Bacaklarda görülen varis oluşumuna benzer şekilde gelişen bu durum, erkeklerde en sık rastlanan ürolojik sorunlardan biridir. Çoğunlukla sol testiste görülmekle birlikte her iki tarafta da oluşabilir. Bazı erkeklerde hiçbir belirti vermeden uzun yıllar devam ederken, bazılarında ağrı, testislerde küçülme ve kısırlık gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabilir.

Bu nedenle “Varikosel tedavi edilmezse ne olur?” sorusu, özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan erkekler tarafından sıkça araştırılmaktadır.

Varikosel Her Hastada Tedavi Gerektirir mi?

Varikosel tanısı konulan her hastanın mutlaka ameliyat olması gerekmez. Hastalığın derecesi, kişinin yaşı, şikâyetleri, sperm değerleri ve çocuk sahibi olma planı birlikte değerlendirilir. Hiçbir yakınması olmayan, sperm testleri normal olan ve testis gelişiminde sorun bulunmayan kişiler düzenli doktor kontrolleriyle takip edilebilir.

Ancak ağrı, testis hacminde küçülme, sperm kalitesinde bozulma veya kısırlık gibi bulgular mevcutsa tedavi önerilebilir. Tedavi gerektiren durumların ihmal edilmesi ise zamanla daha ciddi problemlere neden olabilir.

Sperm Kalitesinde Azalma Görülebilir

Tedavi edilmeyen varikoselin en önemli sonuçlarından biri sperm üretiminin olumsuz etkilenmesidir. Genişleyen toplardamarlarda kanın göllenmesi nedeniyle testis çevresindeki sıcaklık artar. Testislerin normalden daha yüksek sıcaklıkta kalması ise sperm üretimini sağlayan hücrelerin işlevini bozabilir.

Bunun sonucunda sperm sayısında azalma, hareket kabiliyetinde düşüş ve sperm yapısında bozulmalar görülebilir. Bu değişiklikler başlangıçta hafif olsa da uzun süre tedavi edilmeyen varikoselde ilerleyici hale gelebilir.

Erkek Kısırlığı Riskini Artırabilir

Varikosel, erkek infertilitesinin en sık görülen nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde yapılan değerlendirmelerde, erkek kaynaklı kısırlığın önemli bir bölümünde varikosel tespit edilebilmektedir.

Tedavi edilmeyen ilerleyici varikosel, sperm kalitesindeki bozulmanın artmasına neden olabilir. Bu durum doğal yollarla gebelik şansını azaltabileceği gibi yardımcı üreme tedavilerine duyulan ihtiyacı da artırabilir. Ancak her varikosel hastasında mutlaka kısırlık gelişeceği söylenemez. Risk, hastalığın derecesine ve bireysel farklılıklara göre değişiklik gösterir.

Testislerde Küçülme Oluşabilir

Uzun süre tedavi edilmeyen varikosel, özellikle genç yaşlarda testis gelişimini olumsuz etkileyebilir. Kan dolaşımındaki bozulma nedeniyle testis dokusu yeterince beslenemeyebilir ve zaman içerisinde hacim kaybı meydana gelebilir.

Testis küçülmesi, sperm üretiminin azalmasının yanı sıra testisin normal fonksiyonlarını da etkileyebilir. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde düzenli takip büyük önem taşır. Gerekli görülen durumlarda erken tedavi uygulanması, kalıcı hasar oluşmasını önleyebilir.

Sürekli Ağrı ve Rahatsızlık Hissi Gelişebilir

Varikoselin en sık görülen belirtilerinden biri künt karakterde testis ağrısıdır. Özellikle uzun süre ayakta kalındığında, ağır egzersiz sonrasında veya günün ilerleyen saatlerinde ağrı şiddetlenebilir.

Başlangıçta hafif düzeyde hissedilen rahatsızlık zaman içerisinde günlük yaşam kalitesini etkileyebilir. Bazı hastalar otururken, yürürken veya spor yaparken sürekli bir dolgunluk hissinden yakınabilir. Tedavi edilmeyen vakalarda bu şikâyetlerin kronik hale gelme ihtimali bulunmaktadır.

Testosteron Üretimi Olumsuz Etkilenebilir

Testisler yalnızca sperm üretmekle kalmaz, aynı zamanda erkeklik hormonu olan testosteronu da salgılar. Uzun süre devam eden ileri derece varikoselin bazı hastalarda testosteron üretimini olumsuz etkileyebileceği düşünülmektedir.

Testosteron seviyesindeki düşüş; halsizlik, cinsel istekte azalma, enerji kaybı, kas kütlesinde azalma ve yaşam kalitesinde gerileme gibi belirtilere neden olabilir. Ancak bu durum her varikosel hastasında görülmez ve hormon seviyeleri mutlaka uzman değerlendirmesiyle ölçülmelidir.

Varikosel Kendiliğinden Düzelir mi?

Varikosel genellikle kendiliğinden iyileşen bir hastalık değildir. Genişleyen toplardamarlar zaman içerisinde eski haline dönmez. Bazı kişilerde uzun yıllar ilerleme göstermeden aynı seviyede kalabilirken, bazı hastalarda hastalık giderek belirginleşebilir.

Bu nedenle özellikle ağrı yaşayan, çocuk sahibi olamayan veya sperm değerlerinde bozulma saptanan kişilerin düzenli olarak üroloji uzmanı tarafından takip edilmesi gerekir.

Varikosel Tedavisinin Avantajları

Uygun hastalarda uygulanan varikosel tedavisi, sperm parametrelerinde iyileşme sağlayabilir ve bazı hastalarda doğal gebelik şansını artırabilir. Ayrıca kronik testis ağrısının giderilmesine ve testis fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlayabilir.

Günümüzde mikrocerrahi varikoselektomi, başarı oranı yüksek ve komplikasyon riski düşük yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir. Tedavi yöntemi ise hastanın yaşı, hastalığın derecesi ve genel sağlık durumu dikkate alınarak belirlenir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Testislerde ele gelen damar genişlemesi, sürekli ağrı, şişlik hissi veya çocuk sahibi olamama gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır. Ayrıca yapılan sperm analizlerinde bozukluk saptanması da ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Erken tanı sayesinde hastalığın ilerlemesi önlenebilir ve gerekli görülen hastalarda uygun tedavi planlanabilir. Düzenli kontroller, özellikle genç yaşta tanı alan hastalar için büyük önem taşır.

Özet

Varikosel her zaman ciddi bir sağlık sorununa yol açmasa da tedavi gerektiren vakaların ihmal edilmesi; sperm kalitesinde azalma, erkek kısırlığı, testis hacminde küçülme, kronik ağrı ve bazı hastalarda testosteron üretiminin etkilenmesi gibi önemli sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle varikosel tanısı alan kişilerin düzenli ürolojik değerlendirmeden geçmesi ve tedavi gerekip gerekmediğinin uzman hekim tarafından belirlenmesi önemlidir. Erken tanı ve doğru tedavi planlaması, hem üreme sağlığının korunmasına hem de yaşam kalitesinin artırılmasına önemli katkı sağlar.

Op.Dr. Taner ÇAVUMİRZA

ÜROLOJİ / ANDROLOJİ UZMANI